İnsanoğlu Uçmayı
Öğrendi
İnsanoğlunun ta eski çağlardan beri
uçmaya hep özenmiştir. Mitolojide hep uçan tanrılar ya da yarı-tanrılar, ya da
onları uçuran atları vardır. Melekler kanatlıdır, ruhlar hep gökyüzüne uçarlar.
Kendisi uçamayan insanoğlu en azından ruhunu uçurmak istemiş.
Uçak yolculukları yapanlar uçağın
yerden kalkış anındaki heyecanı çok iyi bilirler. Kısacası ayaklarınızın yerden
kesildiği anı. Binlerce metre yükseklikten bir kenti seyretmenin tadı sanırız
hiçbir şeyde yok. Az ya da çok heyecan yolculuk boyunca sizinledir. Teknolojiye ve daha
önce hiç görmediğiniz birine güvenerek yolculuk edersiniz. Kaptan pilotun anonsundan,
sesinin tonuna dikkat eder “kendinden emin, tamam” diyerek, biraz da olsa kasılmaktan
kurtulursunuz.
Rivayet olunur ki, “İstanbul
Kanatlarımın Altında” filmiyle güncelleşen ve yeniden ünlenen Hezarfen Çelebi
yaptığı kanatlarla Galata Kulesi’nden uçup da Üsküdar’a konuvermiş. Peki
Çelebi misali kontrol sizde olsaydı, üstelik tek başınıza uçsaydınız. Kanat
takıp gökyüzünde şöyle bir süzülebilseydiniz!..
Daha önce İkarus’u ve başına
gelenleri duymuşsunuzdur. Mitolojiye göre, Daedalus ve oğlu İkarus bir adaya
hapsedilirler. Kaçabilmelerinin tek yolu gökyüzünden geçer. Baba oğul günlerce
düşünür, sonunda kendilerine birer kanat yapmaya karar verirler. Daedalus, kendi ve
oğlu için haftalarca uğraşır. Kuş kanatlarından, iplikten ve balmumundan kanatlar
yapar. Artık hapishaneden kaçma günü gelmiştir. Baba-oğul yaptıkları kanatlarla
gökyüzüne doğru süzülürler. İkarus kendini o kadar kaptırmıştır ki, uçmanın
heyecanıyla babasının tüm öğütlerini bir anda unutur. Uçmak aklını başından
almış ve oldukça yükseğe çıkmıştır. O kadar ki, güneşin sıcaklığından
balmumu erimiş, kanatlar dağılmış ve bugün adını taşıyan denize düşüp
ölmüştür. Oldukça hazin bir öykü ama korkmayın sizin öykünüz böyle
sonuçlanmıyor.
Günümüzde her türlü araçla uçmak
mümkün. Kalabalık ve gürültülü şehir hayatından bıkıp usanmışsanız, uçmak
vazgeçemeyeceğiniz bir tutku olabilir. Sırtınızda paraşütünüz, bir tepeden
aşağıya koşarak indiğinizi düşünün. 8-10 adım sonra ayaklarınız yerden
kesiliyor. Artık gökyüzünde yalnızsınız. Kulağınızda rüzgarın uğultusu ve
içinizdeki heyecanla süzülüyorsunuz. Kontrol sizde, içinizdeki tek pişmanlık uçmak
için neden daha erken davranmadığınız.
Türkiye’de bu piyasa oldukça
ilerleme kaydetmiş durumda. Yamaç paraşütü, parapant, microlight, yelkenkanat, balon
gibi oldukça çok alternatifiniz bulunuyor. Ülkemizde bu tip sportif faaliyetler, bundan
4-5 yıl öncesine kadar Türk Hava Kurumu’nun bünyesinde bulunuyordu. Ya da
meraklısı olanlar, yurt dışından gerekli malzemeyi getirip, oldukça yüksek
fiyatlarla isteyenlerin kullanımına sunuyorlardı. Yıllar geçtikçe malzemenin
çeşitliliği ve kullanıcısı çoğaldı. Şimdilerde ise, ciddi bir rahatsızlığı
olmayan ve belli bir yaş sınırını aşmış olan herkes bu faaliyetlere
katılabiliyor. Uçmak için bir kursa yazılabilirsiniz. Bu kurslar uygun fiyatlarla,
paket programlar halinde ve profesyonel eğitmenler tarafından veriliyor.
Bu firmalardan biri olan İkarus
Havacılık’ın paket programları Öğrenci Pilot Eğitimi, Amatör Pilot Eğitimi,
Profesyonel Pilot Eğitimi ve Haftasonu Eğitim Programları olarak düzenlenmiş. İlk
defa katılacak olanlara yönelik kurslarda, dersler sırasıyla yamaç paraşütü nedir,
yapısı ve kısımları, uçuş tekniği, hava trafik kuralları, meteroloji ve acil
durumlardan oluşuyor. Eğitmenler eğitimin ilk başlarında yapılan uçuşlarda pilot
adayları ile sürekli irtibat halindedirler. Yaklaşık 10 uçuş gerçekleştirirler.
Eğitimin sonunda pilot adayları eğitim prosedürünün ışığında belirli kriterleri
pratik olarak gerçekleştirmiş olmalıdır. Uçuşlar, Ölüdeniz, Denizli-Pamukkale,
İstanbul-Çatalca ve Bolu-Abant bölgelerinde yapılıyor.
Ölüdeniz’de
Uçmak
5 günlük bir süreyi kapsıyor. Bu
turlarda amatör pilotlar 1700 mt.den minimum 5 uçuş gerçekleştiriyor. Amaç, teorik
ve pratik olarak yalnız başına uçmaya yeterli duruma gelen amatör pilotların uçuş
saatlerini ve tecrübesini artırmak, sıkça geleceği bu bölgedeki uçuş rotalarını
öğrenmesidir. Teorik olarak yeni bir konu anlatılmıyor, önceki bilgiler tazeleniyor.
Sabah, yapılacak olan uçuşlar ile ilgili bir brifing veriliyor. Akşam, gerçekleşmiş
uçuşları konu alan kritikler yapılıyor. Babadağ 1700 m’lik bir dağ olmasına
rağmen denizin hemen yanında yükseldiğinden farklı hava akımlarının az
görüldüğü bir dağdır. Uçuşlar en az 25 dakika sürüyor. Bölgede çok iyi termik
koşullar mevcut ve iyi havalarda 5 saat havada kalmak, 1700 mt.den 3500 m’ye kadar
yükselmek mümkün. Kalkış noktasındaki eğitmen kalkışlarda, iniş noktasındaki
eğitmen ise iniş paterninde pilot adaylarına yardımcı oluyorlar. İniş pisti olarak
kullanılan Belcekız plajına hafif yan rüzgar ile iniliyor. Plaj oldukça uzun ve
geniş olduğundan amatör pilotlar yere iniş yaparken zorlukla karşılaşmıyorlar.
Eğer tüm bunlar sizi korkutuyor ama
yine de uçmak istiyorsanız, Kapadokya’da düzenlenen balon gezilerine de
katılabilirsiniz. Enaz 3, ençok 6 kişi taşıyabilen balonlar, 300-400 metreye kadar
yükseliyor ve uçuşlar, Kapadokya’nın nefes kesen güzelliğinde bir saat sürüyor.
Balon gezileri tarifeli yapılıyor ve genelde sabah 05.00-09.00 arası
gerçekleştiriliyor.
Sizin yapacağınız tek şey
çantanıza tüm cesaretinizi koyup bir kursun yolunu tutmak olacaktır. İşte
başvurabileceğiniz yerler.
Kimler Organize
Ediyor?
| İstanbul |
| İkarus Havacılık (0212) 246 63 77 |
| Se-Mavi Havacılık (0216) 306 36 03 |
| Ankara |
| Açelya Tour (0312) 425 59 13 |
| Uçman Havacılık (0312) 419 64 09 |
| Antalya |
| Getwet (242) 753 40 71 |
| Fethiye |
| Aventura Flyin, (252) 617 03 14 |
| Flying Dutchman, (252) 617 02 01 |
| Easy Rider (0252) 617 01 48 |
| Rize |
| Ritur, (464) 217 14 84 |